Ziynet eşyalarını takınmayın, Emniyetten uyarı
Bayanların yükte hafif, pahada ağır ziynet eşyalarını her ortamda kullanmak istemeleri zaman zaman istenmeyen olaylara sebep oluyor. Özellikle pazar ve alış-veriş mekanlarında ziynet eşyalarıyla dolaşanlar, yankesici, kapkaççı, dolandırıcı ve hırsızların saldırılarına uğraşıyor.
Babypyrin Tablet
Babypyrin Tablet ve diğer bütün ilaçları çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve ambalajında saklayınız; Babypyrin Tablet’i asla başkalarıyla paylaşmayınız ve Babypyrin Tablet’i sadece size uygun görüldüğü şekilde kullanınız.
Makyajda far sürme, Far sürme yöntemleri, far nasıl sürülür
Göz farını en etkili şekilde uyguladığınızdan emin değil misiniz? Bazı güzellik uzmanları göz farı uygulamanın bir bilim ve diğer makyaj malzemelrinden daha önemli olduğunu ileri sürüyor.
Evlilik Terapisi, Evlilik Terapisi Nedir,
Evlilik, bireysel farkliliklari olan iki insanin birarada yasamaya karar verip ortak yasam alani olusturmalarina ve bunu hukuksal olarak gerceklestirmelerine denir.
Ünlülerin dekoratörü, Antony Todd Mobilya Tasarımcısı, Ünlülerin dekorasyoncusu
Yolu tesadüfen İstanbul'a düşen Antony Todd, New York'un en ünlü mobilya tasarımcılarından biri. İstanbul'a âşık olup Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi'nde bir mağaza açan tasarımcı, Amerika'da 'mütevazi lüks' uzmanlığıyla biliniyor.
Aşk
Evlilik Terapisi, Evlilik Terapisi Nedir,
Kadinlarozel.net
UZMAN PSIKOLOG RUSEN NUR ARIKAN
Evlilik, bireysel farkliliklari olan iki insanin birarada yasamaya karar verip ortak yasam alani olusturmalarina ve bunu hukuksal olarak gerceklestirmelerine denir.Iki insan, cok farkli deneyimlerden gecerek ve bunlardan degisik bicimde etkilenmis olarak biraraya gelirler.Bu nedenle oteki ile yeni bir hayat kurmak;farkli olani kabul etmek, esnek olabilmek, uyum saglamak, duyarlilik, ozen gosterme, hosgoru ve sorumluluk almak gibi birtakim donanimlar gerektirir.Bu duygulari paylasan ama evli olmayan, birlikte yasayan ciftler de vardir.Burada da surekliligi olan bir iliski soz konusudur.
Son zamanlarda herhangi birisine iyi giden bir evlilik bilip bilmedigini sorarsaniz, buyuk ihtimalle alayci bir ifade ile omuz silkerek cevap verecektir.Ilk zamanlar birbirlerini kusurlariyla seven kisiler beklentilerinin yerini hayal kirikliklari aldikca
birbirlerini olumsuz algilamakta, giderek evlilik karabasan misali bir yasam sekline donusmektedir.Ulkemizdeki veriler son yillardaki bosanma sayisinda hizli bir artis oldugunu gostermektedir.Yine bu verilere gore, evliligin ilk bir yilinda bosanma sayisinin gecmis yillara gore oldukca fazla oldugu dikkati cekmektedir.Evlilik buyuk bir organizasyondur ve psikolojik, sosyolojik, hukuksal ve ekonomik bir cok boyutu vardir.Cocuklarin katilimiyla sorumluluk cok daha fazla artmaktadir. Bu nedenle sorunlari iyilestirme yonunde caba gostermelidir.
Evlilikte Ne Zaman Yardim Almak Gereklidir?
· Sik sik tartisiyorsaniz ve bu genellikle siddeti artan kavgalara donusuyor ise,
· Giderek daha az konusur hale geldiyseniz,
· Daha ofkeli oldugunuzu dusunuyorsaniz,
· Esiniz ile ilgili guven probleminiz varsa,
· Cinsel acidan uzaklasma hissediyorsaniz,
· Birbirinize ozeninizi kaybettiyseniz,
· Ortak paylasimlariniz azaldiysa,
· Esinizin bazi kisilik ozellikleri sizi rahatsiz ediyorsa,
· Sizin beklentileriniz evlilikte yasadiklarinizla ortusmuyorsa ve bundan dolayi kendinizi mutsuz hissediyorsaniz.
Bunlardan bazen biri, bazen birden fazlasi evlilik icin sorun teskil eder.O zaman bir uzmandan yardim almak, cozumsuz ve icinden cikilamaz gibi algilanan duruma kalici cozumler getirir.Bazen, psikiyatrik tedavi merkezlerine depresyon ya da kokenini psikolojik sebeplerin olusturdugu fiziksel rahatsizliklar nedeniyle basvuran kisilerde, altta yatan sorunlu bir evliligin oldugu gorulmektedir. Evlilik Terapisi Nedir? Evlilik (cift) terapileri iliskinin saglikli ve doyumlu bir birliktelik olarak yurumesini olumsuz yonde etkileyen unsurlarin profesyonel bir yaklasimla ele alinmasini ve ortadan kaldirilmasini amaclar.Onceki yillarda terapiye ilk basvuran kadinlar olurdu ve genellikle de baska bir psikiyatrik/psikolojik yakinmalarla gelirdi.Ancak son yillarda evde kadinlar eslerini ikna icin bir sure cabalasalar da birlikte evlilik terapisi almak icin daha cok basvuru oldugu gorulmektedir.Eger eslerden biri gelmek icin isteksizse ve ikna olmuyorsa o zaman, sadece birinin gelmesi ve profesyonel anlamda destek almasi da evlilikteki sorunlarla basa cikmakta onemli olcude etkili olmaktadir.Ancak terapinin ciftlerle birlikte yurutulmesi birbirleri ile olan iletisim tarzlarini, tepki bicimlerini ve catisma alanlarini gormek ve her ikisi ile de bunlarla calismak acisindan onemlidir.
· Evlilik Terapisinde Nasil Calisilir?
Evlilik terapisi taraflardan her ikisi ile birlikte yurutulen bir surectir.Ilk iki seansta
esleri birlikte gorup oykuleri alindiktan sonra kadin ve erkegi ayri ayri birer seans gormek, esinin yaninda soyleyemedigi konular veya duygular ile ilgili bilgi almak acisindan onemli ve gereklidir.Dikkat edilmesi gereken husus, eslerden birisini yasanan sorunlarin hedefi olarak gostermemek yani gunah kecisi durumuna dusurmekten kacinmaktir.Terapiler haftada bir, 1,5 saat olarak yurutulur.Haftada bir olmasi terapide islenen konulari gozden gecirmeleri, verilen odevleri uygulamalari ve yasanan zorluklari seansa getirmeleri acisindan en uygun suredir.Terapilerin ne kadar surecegi konusu cesitli terapi yaklasimlari acisindan farklilik gostermektedir ancak, ciftler yasadigi sorunlarin yogunluguna ve terapi suresince gosterdikleri cabaya gore surenin uzun ya da kisa olmasini belirlemektedir.
Her ciftin kendi ozgun sorunlari ve bu sorunlari kendi kisilik ozelliklerinin elverdigi olcude ele alma ve tepki olusturma durumu vardir.Kisiler terapinin basinda bu acidan taninmaya calisilir.Birbirlerine iliskin dusuncelerini acik bir bicimde ortaya koymalarina yardimci olmak, birbirlerinin duyarlilik ve kirilma noktalarinin ne oldugunu anlamalarini saglamak, dinleme becerilerini gelistirmek, birlikte yasamin getirdigi ihtiyaclari karsilamalarini anlamalarini saglamak ve sorun cozme yeteneklerini gelistirmelerine yardimci olmak gibi konular uzerinde durulur.
Hangi Durumlarda Evlilik Terapisi Yapilamaz
· Eslerden birinin terapi ile motivasyonu dusukse,
· Eslerden birinde veya her ikisinde psikiyatrik bir problem varsa,oncelikli olarak bunun tedavisi gerekmektedir.
· Alkol bagimliligi problemi varsa,
evlilik terapisinin saglikli olarak yurumesi mumkun degildir.
Evlilik iliskisi ogrenilmis beceriler ve ruhsal olgunlasma ile saglikli olarak yuruyebilir.Evliligi yurutmek icin herkes kendince bir caba gostermektedir.Bu surecde herkesin aci deneyimleri olabilir,ancak bu deneyimler ayni zamanda insani olgunlastiran ve bilgelik kazandiran deneyimlerdir.Evliliginin cikmazda oldugunu dusunen ciftler,evlilik danismanligi alarak zorlu deneyimlerini birlikte yasamayi ogrenmeye donusturebilirler.Her cift kendi evliliginin terapisti olabilir ve problemlerine bir terapist duyarliligi ile yaklasabilir.
Astroloji
Sahillerinde 7-8 civarında Akdeniz foku yaşadığını söyleyen Sualtı Araştırmaları Derneği Başkanı Cem Orkun Kıraç, Muğla’nın Bodrum ilçesinde 10 ile 20 yaşları arasında yeni bir fok balığı görüldüğünü söyledi.
Sağlık
Anoreksia nervoza, Anoreksia nervoza nedir

Kadinlarozel.net
Anoreksia nervoza
Genel olarak 12-18 yaşları arasında başlayan ve şişmanlamaya karşı ağır korku yüzünden bilinçli olarak aşırı zayıf kalma çabaları ile belirlenen bir bozukluktur. Toplumda ortaya çıkma sıklığı bilinmemekle birlikte eskiden sanıldığı gibi çok ender rastlanan bir rahatsızlık değildir. Anoreksia Nervozalı bireylerin yaklaşık %95′ i kadındır. Ve bir kişinin kız kardeşinde bu tür bir bozukluk varsa o kişide aynı hastalık riski belirgin oranda artmaktadır. Bozukluk daha üst sosyoekonomik sınıflarda daha sıktır.
En temel belirti aşırı kilo alma korkusudur. Bu durum kişinin yiyecek konusunda neredeyse fobik olacak noktaya dek varmasına neden olabilir. Şişmanlama korkusunun yanı sıra beden imgesinde de bozulma vardır. Buna bağlı olarak bu kişiler çok zayıf ve ince olsalar bile kendilerini şişman bulabilirler. Vücut ağırlığını kontrol altında tutabilmek için iki yolu kullanırlar: Kişilerin bir bölümü yiyecek alımını ileri derecede kısıtlarlar. Zaten aldıkları çok az yiyeceğin de çok az kalorili yiyecekler olmasına dikkat ederler. Bu kişiler buna rağmen ağır egzersizler de yaparlar. Diğer gruptaki kişilerde yiyecek alımının ileri derecede azaldığı açlık dönemleri ile aşırı yeme dönemlerinin birbirini izlediği gözlenir. Bu gruptaki kişiler, aşırı yemeden sonra şişmanlayacakları korkusuyla boğazlarına parmaklarını bastırarak kusarlar. Sık sık bunu yapan kişilerin el sırtında deri sertleşmesi olabilir. Sık kusan kişilerde mide asidinin etkisiyle dişlerde bozukluklar, çürümeler olur.
Bu kişilerin yeme davranışlarında ve yiyeceklerle olan ilişkilerinde gariplikler gözlenebilir. Yiyecekleri saklayabilir, yemek yapmak için mutfakta saatlerce uğraşabilirler.
Anoreksia Nervoza’ nın nedenleri günümüzde kesin olarak bilinmemektedir. Hastalığın oluşumu psikolojik, sosyolojik ve biyolojik olmak üzere üç boyutta ele alınabilir. Hastalığın ergenlikte ortaya çıktığı; bu dönemin cinsel ve sosyal çatışmalarla yüklü oluşu dikkate alınacak olursa; cinsel ve sosyal çatışmalarla başa çıkma konusundaki yetersizliklerin yiyeceklerden fobik kaçınma şeklinde ortaya çıkması öne sürülebilir.
Aşağıdakilerin varlığı halinde bu rahatsızlıktan bahsedilmektedir.
1-Bulunduğu yas grubu ve boy uzunluğu acısından normal kabul edilen en az kilo ya da bu ağırlığın üzerindeki bir kiloyu kendisi için uygun bulmayıp,kabul etmeme.
2-Yas ve boy göz önüne alındığında beklenenden daha düşük bir kilosu olmasına rağmen kilo almak veya şişmanlamaktan aşırı derecede korkma.
3-Kişinin kilosu ya da vücut şeklini algılayışında bozukluk vardır. Kişinin kendini değerlendirişinde kilo ya da vücut seklinin ,olağandan çok daha fazla ve anlamsız ölçüde bir yer kaplaması veya o anki kilosunun düşük olmasının öneminin farkına varmama.
4-Bayanlarda birbirini izlemesi gereken en az 3 adet döneminin olmaması
Bu rahatsızlığın kısıtlı ( bu durum yaşanırken kişide bir anda “patlayıncaya dek” yeme ya da kendini kusmaya ya da lavman- idrar söktürücüler ile yediklerini çıkarma davranışının olmadığı) tip ya da bu sayılan davranışların olduğu tiksinircesine yeme/ çıkartma tipi olarak 2 şekli vardır.
Hastaların çoğunun düşünce içeriği yemek ile ilişkilidir. Kimileri kalan, artan, yiyemedikleri yiyecekleri bırakamayıp, biriktirir, bazıları da hiç yapamayacağı yemek tariflerini edinmeye çalışabilir. Topluluk içinde yemek yeme konusunda isteksiz davranabilirler. Başlangıç ta çevrelerinden ilgi ve beğeni görmek için , kendileri üzerinde kontrol sağladıklarını görmek amacıyla alınan besinleri kısıtlamaya başlarlar. Eski kilolarına ya da çevrelerinde görünüm olarak beğeni kazanan kişilerin kilosuna inmek için hedef belirler. Kendileri gün içinde farklı zamanlarda tekrar tekrar tartar
Tıkınırcasına yeme-çıkartma tipine ait grubun alkol-madde kötüye kullanımı, daha çok duygusal durumda dalgalanmalar ve cinsel aktivitelere sahip olup, dürtülerini kontrollerinin daha zor olduğu gözlenmiştir.
Kişiler kilo kayıplarını arttırmak için fiziksel egzersizler yapar ya da yorucu fiziksel uğraşılar içine girerler. Öyle ki kişi daha çok enerji harcayıp, kilo verebilmek için oturmayıp, ayakta durmayı yeğleyebilir ya da durduğu yerde el ve ayaklarını hareket ettirebilir. Kişinin toplumsal ilişkileri azalabilir. Sadece is, fiziksel egzersiz ve kilo düşünceleri ile ilgilidir. Bir deri bir kemik kalsa bile kilolu olduğu düşüncesindedir. Kişiler kendilerine listeler hazırlayarak kendilerine yasakladıkları yiyecekleri belirterek, bunları yemeyeceklerine yeminler ederler. Yarim kilo bile almaları onları zayıflıktan şişmanlığa geçtikleri seklinde düşündürür. Uzun sure bir konuya dikkatlerini veremezler . Kendilerine güvensizlik yoğun bir şekilde kendini hissettirmektedir. Gitgide sosyal çevrelerini kısıtlarlar.
Çocuk gelişiminin erken evrelerinde, anne-çocuk iletişiminde çocuğun kendi başına,özgür davranışları üzerine yapılan müdahalelerin önemine dikkat çekilmektedir.
Anoreksia başlangıcı sonrasında genellikle obsesif- kompulsif davranışlar başlayabilir. Özellikle temizlik saplantıları ( ev temizliğine yönelik aşırı aktiviteler gibi) ve ders çalışma ile ilgili saplantılara rastlanabilir. Cinsel gelişimlerinde sorun olduğu gibi , cinsel isteksizlik ve diğer cinsel sorunlar da beraberindedir.
Bu kişilerde hastalığın yol açtığı vücutsal değişimler:
Hastalarda kansızlık, vücut su- tuz dengesinin bozulması, kanda kolesterol ve üre düzeylerinin artışı, karaciğer enzimlerinin yükselmesi, tiroid bezi hormonlarının düşmesi, kadınlarda ostrojen dediğimiz kadınlık hormonu ,erkeklerde testesteron denen erkeklik hormonu düzeylerinde düşme sonucu cinsel işlevlerde azalma, kalp atımında azalma ve düzensizlikler, beyin boşluklarının beyin dokusuna oranla kapladığı hacmin artışı oluşabilmektedir.
Kimlerde görülmektedir:
Bu rahatsızlık düzenli ve bol çeşitli yemek yeme olanaklarının olup, göze hoş görünmenin zayıf bir vücut yapısı ile paralel düşünüldüğü bati toplumlarında, kentsel alanlarda daha çok gözlenmektedir. Hastaların % 90-95 i kadındır. Anoreksia nervosa genç kızlarda % 0,5 oranında saptanmakta, genellikle 12-25 yas arasında rastlanmaktadır.
Son yıllarda yurt dışında yapılan çalışmalara göre hastalığın yüz bin kişide 15-20 arasında görüldüğü saptanmıştır.
Rahatsızlığın oluşumunda etkili risk faktörleri:
- Yaşanılan sosyo-kültürel çevrenin etkisi ile zayıflığın kesin güzellik ölçütü olması durumu yaygınlaştırmaktadır. Bazı mesleki alanlar ( hosteslik, modellik, dans ve müzikle uğraşanlarda) bu yüzden özellikle risk altındadır.
-Bu rahatsızlığı olanların ailelerinde depresyon, alkolizm, şişmanlık ve gene bir yeme bozukluğuna daha çok rastlanmaktadır. Bu kişilerin annelerinin daha çok diyet yapıp,yeme bozukluğunun olduğu, sürekli diyet yapma düşünceleri ile haşır nesir oldukları, kızlarının da diyetleri konusunda yoğun düşünceler içinde olabildikleri gözlenmiştir.
- Aile yapıları itibariyle, bağımsız hareket serbestisinin verilmediği ve aile işleyişi açısından yeterli keyif alınmayan doyum sağlanamayan ilişkilerin varlığı.
-Öncesinde var olan aşırı şişman beden yapısı
-Çocukluk cağı başlangıçlı diabet ( seker hastalığı) varlığı
- Geçmişte yaşanan cinsel, fiziksel tacizler.
Rahatsızlıktaki kişisel düşünce yapıları:
- Kişisel açıdan kendilerini yardıma muhtaç ama yardim edilemez görürler
- Kendi ve çevreleri üzerindeki denetimi kaybetme korkuları vardır.
- Aşırı bir şekilde başkalarının görüşlerine bağımlı olarak özgüvenlerini koruyabilen, onların yeterli ya da olumlu desteği olmadığında kendilerini bir hiç olarak görürler
- Bir şey ya tam olmalı ya da hiç olmamalı seklinde bir düşünce yapısı olan kişilerdir.
Hastalığın seyri:
Hastaların yarısının ilerleyen donemde iyileştiği, dörtte bir oranında hastanın kısmen iyileştiği, ancak bir miktar yakınmalarının sürdüğü belirlenmiştir. Hastalık sonucu olum oranının % 5 civarında olduğu gözlenmiştir.
Hastalığın gidisine olumsuz etki yapan faktörler:
-Ailede aşırı geçimsizlik, tartışmalı ortam
-bulimianın hastalığa eslik etmesi
-Kusma, dışkılamayı arttırıcı ilaç kullanımları
-Obsesif-kompulsif, histerik, depresif, nörotik davranış yapıları, zeminde bulunan psikiyatrik sorunlar nedeniyle, kişide vücutsal yakınmaların fazlaca gündeme gelmesi (gastrit, kolit vb.)
-Hastalığı inkar eden davranışlar içine girilmesi.
Hastalığın gidisini olumlu etkileyen etmenler arasında ise erken başlangıç yaşı, hastalığı kabul etmek ve kendine güvenen bir kişilik yapısının bulunması sayılmaktadır.
Tedavi:
Anoreksia Nervozalı hastaların tedavisi çoğu kez güçlüklerle doludur. Hastaların çoğunda, hastalık birkaç yıl önce başlamıştır. Tedaviye katılmak ve tedavi planları için isteksizdirler. Bu sebeple genellikle çocuklarının bu durumundan üzüntü ve endişe duyan anne babaları tarafından doktora getirilirler. Tedavide bireysel psikoterapi, grup ve aile terapisi, ilaç tedavisi gibi yöntemler kullanılabilir
Psikoterapide hastanın kendi duygularını uygun bir şekilde ifade edebilmesi, yeme davranışı üzerine kurulu yanlış düşünce tarzının değiştirilmesi, vücuduna yönelik olumsuz algılamaların düzeltilmesi, özgüvenin oluşturulması, kişilerarası sorunların belirlenip, çözümüne yönelen bir yaklaşımın oluşturulmasına çalışılır.Tedavide davranışçı terapi, aile terapisi ve grup terapisi kullanılabilir
Güzellik
Esmer kadınlar için makyaj yöntemleri, Esmer bayanlar için makyaj tüyoları
Kadinlarozel.net
Esmer bayanlar için makyaj tüyoları
Makyajın amacı fazla efor sarf etmeden ve abartıdan kaçınarak yüzünüzün karakteristik güzelliklerini vurgulamak ve cildinizi kusursuz göstermektir. Belki inanmayacaksınız ama yaptığınız makyaj saç rengine bağlı… Yani kumral ya da kızıl saçlı birinin yaptığı makyaj sizi son derece silik gösterebilir. Dünyaca ünlü makyaj artisti Fred Farrugia’nın esmerler için verdiği ipuçları ve ürün önerileriyle “esmerin tadı” ibaresinin hakkını vereceksiniz.
Pembelerden kurtulun!
Kiremit rengi, vişne çürüğü gibi zengin renkler koyu saçlarla, pembe renkten daha iyi uyum sağlayacak çünkü eğer bu özelliklere sahipseniz pembe sizi daha solgun ve silik gösterecek. Koyu renkler dudaklarınıza yapacağınız vurguyu arttıracak; illa ki pembe bir renk kullanacağım diyorsanız, koyu tonlarda bir pembe tercih etmenizde fayda var ki o da tek bir şartla: Gözlerinizi vurgulayarak cansız ve solgun görünümden kaçınacaksınız. Fred Farrugia kendi serisine ait fuşya ruju ile biraz cüretkâr olmanızı tavsiye ediyor. Inglot mağazasında uygun fuşya bir ruj bulabilirsiniz (29 TL). Tabii gözlere de rimelden başka hiçbir uygulama yapmamanız gerekiyor. Bobby Brown yeni ruj serisi müthiş (Harvey Nichols, 43 TL)
Fondöten seçimi
Pürüzsüz bir cilt görünümü için olmazsa olmaz, ten rengine uygun seçilen bir fondötendir. Yanlış seçilmiş bir fondöten sizi sağlıksız ya da solgun gösterecektir. Fondötenin, ten rengine uygun olup olmadığını anlamanın en kolay yolu, onu alt çene kemiğinizle çenenin arasındaki bölgede denemeniz. Bir uzmandan cildinize konsültasyon yapmasını ve size uygun markayı ve rengi belirlemesini isteyin. Sizin için seçilmiş fondötenin gün ışığında oldukça doğal durması ve cildinizde maske hissi yaratmaması gerekiyor. “03 numara likit fondöten esmer tenli kadınlar üzerinde harikalar yaratacak” diyor Fred Farrugia. (Sephora’larda, 50 TL)
Elmacıklara ne demeli?
Pembe dudaklar bir esmeri ne kadar solgun gösteriyorsa, elmacık kemiklerde de aynı etkiyi yaratacaktır. Bu yüzden elmacık kemikleriniz için önce bir bronzlaştırıcı uygulamak yüzünüze doğal ve sağlıklı bir ışıltı kazandıracak. Fakat cildinizin kusurlarını meydana çıkarmak istemiyorsanız, aşırı uygulamadan kaçınız. Fred Farrugia, bu kategoride sizin için bronzlaştırıcı pudranın yanında turuncu krem allığı öneriyor. Biraz dana cüretkar hissetmek istiyorsanız, şu anda genç Hollywood yıldızlarının vazgeçemediği koyu yanakları kendiniz de deneyebilirsin. “Alın bölgesi, yanaklar, çene ve burnuna uyguladığınız bronzlaştırıcıdan sonra şeftali tonlarında bir allığı, (elinize aldığınız iki kalemden birini burnun altında yatay, diğerini de gözün bitiş noktasında dikey tutup ikisinin kesiştiği noktaya) hafif dairesel hareketlerle uygulayabilirsiniz” diyor makyaj artisti Philip Luke. Böyle bir uygulama yaptıktan sonra gözleri vurgulamayı, dudaklarda ise abartıdan kaçınmayı unutmayın. L’Oreal Glam Bronze Compact Powder tam size göre. (Kozmetik mağazalarında, 42,90 TL)
Gözleri vurgulayın…

Koyu renk saçlar ve mavi gözlere sahip olanlar; mürdüm, zümrüt yeşili ve koyu kahverengi gözlerinizi büyüleyici gösterecek renkler arasında yer alıyor. Kaçınmanız gereken renk ise mavi, çünkü bu renk gözlerin gücünü azaltacak. Koyu mavi eye liner kullanmakta
ise özgürsünüz.
Koyu saç rengi ve yeşil gözleriniz varsa, çılgın mor, koyu yakut kırmızısı ve amber kahvesi gibi renkler sizi bir mücevher gibi göstermeye yetecek de artacak. Yeşiller ve turkuazlar ise sizin için büyük makyaj hataları olur.
Peki ya koyu saçlı ve kahverengi gözlüler ne yapmalı? Koyu şarap rengi, koyu menekşe rengi ve koyu yeşil (hele ki bir de gözlerinizde yeşil hareler varsa) kadifemsi bakışlara sahip olmanızı sağlayacak.
Gözleriniz her ne renk olursa olsun, açık bir tene sahipseniz, güçlü bakışlar için koyu kahve maskaradan vazgeçmemelisiniz. Layla Lash Art maskara gözleri harika gösterecek. (Tekin Acar Mağazaları, 28 TL) Koyu bir ten ve koyu gözler için kullanılan siyah ya da koyu mavi maskara gözlerinizi ön plana çıkaracak. (M.A.C, 34 TL) Eğer ki ‘biraz el becerim var’ diyorsanız, kendinize gri ya da siyah bir farla dumanlı gözler yaratabilirsiniz. Fred Farrugia ürünleriyle hata yapmanız neredeyse imkansız, aklınızda bulunsun. (Sephora mağazalarında)
Kendinizde biraz farklılık yaratabilirsiniz!
Makyaj ipuçları size ne yapmanız gerektiğini söyleyebilir. Fakat kendinizde neyin en iyi olacağına karar verecek tek mercii sizsiniz. Bu yüzden farklı makyaj tarzları denemekten sakın çekinmeyin. Sadece bu denemeleri, eğer iyi duracağına emin değilseniz, özel gecelere ya da kutlamalara denk getirmemeye çalışın. Gün içerisinde nasıl göründüğünüz ve ne kadar güzel olduğunuz, nasıl hissettiğinizle ilgilidir. Bu yüzden yeteneklerinizi bu anlarda kendi teninizde göstermekten kaçınmayın. Fakat yaptığınız makyaj yüzünüzde alerjik bir duruma neden oluyorsa, o ürünleri bir daha kullanmayın ve zaman geçirmeden bir dermatoloğa görünün.
Moda
2011 Oje Modelleri, 2011 kış modası oje renkleri,
Kadinlarozel.net
2011 kış modası oje renkleri
Bu kış tırnaklarımız hangi renk olmalı? Kış sezonu oje trendlerine göre tırnaklarımızı yeniden renklendirelim!
1- Gri ve mor renk ile dikkat çekici tırnaklara sahip olabilirsiniz. Essie’nin soft moru hoşunuza gidebilir.
2- Metalik renkler ile tırnaklarınız ışıltılı görünebilir. “Sephora by OPI’s Rocker Chic Collection”unda yer alan metalik oje size hava katacak.
3- Kırmızı kala trend. Dior Vernis, Sally Hansen’nin Feeling Saucy gibi ürünleri çok ideal seçimler olabilir.
4- Yeşil ve mavi karışımı bir ton kış için öneriliyor. Butter London’ın Victoriana’sı bu rengi güzel yansıtan bir ürün. Ayrıca, Essie Sew Psyched, MAC’in Venomous Villain ojeleri de tercih edilebilir.
5- Toprak tonlarını sevenlere müjde, bu kış kahverengi de çok moda. Sally Hansen koleksiyonunda Wet Clay, Essie’nin Little Brown Dress önerilen ürünler arasında yer alıyor.
Magazin
Azra Akın Yok Böyle bir Dans, mEGAsTAR tARKAN aZRA akın klip oynama
Kadinlarozel.net
Yok Böyle Dans’ın favori yarışmacısı Azra Akın, güzelliği kadar yeteneğiyle de adından söz ettirmeyi başardı. İddialı figürlerin yer aldığı muhteşem şovlar sergileyen Akın, bu görsel şovlar için sık sık ünlü sanatçı Tarkan’ın şarkılarını kullandı. Megastar’ın yeni albümündeki şarkıların neredeyse hepsinde dans eden Akın, her hafta yarışmayı birinci tamamladı.
PARANIN LAFI OLMAZ
Saklambaç’ın haberine göre; Akın’ın bu başarısını ekrandan izleyen Tarkan da ona hayran kaldı. Yeni klibi için Azra’yı gözüne kestiren Tarkan, ünlü modele haber gönderdi. Azra ile klipte oynamayı kafaya koyan Megastar, paranın da lafı olmayacağını gösterdi ve Akın’a açık çek vereceğini söyledi.
Dekorasyon
Ünlülerin dekoratörü, Antony Todd Mobilya Tasarımcısı, Ünlülerin dekorasyoncusu
Kadinlarozel.net
Ünlülerin dekoratörü öneriyor
Yolu tesadüfen İstanbul’a düşen Antony Todd, New York’un en ünlü mobilya tasarımcılarından biri. İstanbul’a âşık olup Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi’nde bir mağaza açan tasarımcı, Amerika’da ‘mütevazi lüks’ uzmanlığıyla biliniyor. Todd, ev dekorasyonunda ilham verecek ve kolaylık sağlayacak önerilerini House Beautiful dergisi ile paylaştı.
ZAMANSIZ SEÇİMLER YAPIN
Sadece yaşadığınız mekanın tarzına uygun diye gereksiz harcamalar yapmayın. Her zaman kullanabileceğiniz mobilya ve aksesuvarları tercih edin.
GEREKSİZ TÜKETMEYİN
Doğal kaynakların gittikçe azaldığı dünyamıza karşı hassas davranmamız gerekiyor. En başta gereksiz tüketimden kaçınmak lazım. Günümüzde egemen olan ‘kullan, at’ prensibinden kurtulduğumuz anda her şey daha güzel olacak.
KALİTEDEN VAZGEÇMEYİN
Koton ipek, moher, kadife, doğal keten ve doğal ipek gibi kumaşların, pek çok evde kullanılan ama insanı hiç de rahat hissettirmeyen ürünlerin önüne geçeceğini düşünüyorum.
RAHATLIĞA ÖNEM VERİN
Kendinizi dinleyin ve rahatlığı her zaman ön planda tutun. Çünkü eviniz, içinizdekilerin yansımasıdır. Görkemli ya da yalın fark etmez, evde rahat olmak gerekiyor.
Mutfak
Patates Salatası, Patates Çanağında Salata ve Patatesli Civcivler
Kadinlarozel.net
Patates Çanağında Salata ve Patatesli Civcivler
Malzemeler
4 adet iri patates 1 tane limon 1 su bardağı kaşar rendesi tuz, karabiber 1yemek kaşığı sıvı yağ
Salata için: 2 adet havuç 2 adet kırmızı pancar sıvı yağ yoğurt
Hazırlanışı
Patatesleri haşlayın, soğuduktan sonra kabuklarını soyup, rendeleyin. Üzerine,1 su bardağı kaşar rendesi,1 kaşık sıvı yağ,1limonun suyu, tuz ve karabiberini koyun, özleşene kadar yoğurun. Yoğurduğunuz patatesten yumurta büyüklüğünde alıp, avucunuzda yuvarlayın. İçini parmağınızla oyarak çanak şekli verin. Çanakların içine yoğurtlu havuç salatası veya yoğurtlu pancar salatası koyun.(Çanakların içine Rus salatası da koyabilirsiniz)
Havuç salatası: Rendelediğiniz havucu, sıvıyağda kavurun, tuzunu ilave edin. Soğuduktan sonra yoğurtlayıp, çanakların içine birer kaşık koyun
Pancar salatası: Pancarları da aynı havuçlar gibi rendeleyip yağda kavurun sonra yoğurtlayın.
Patatesli Civcivler
Yoğurduğunuz patatesli harçdan, çocuklarınız için resimde görüldüğü gibi civcivler yapabilirsiniz, ben gaga ve ayakları için havuç, gözleri için tane karabiber kullandım, gözler için çörekotu da kullanabilirsiniz.
Patatesli havuç
Aynı malzemeye biraz salça ilave ederek yoğurun sonra havuç şekli verin, maydanoz veya dereotu ile sap yapın
Not: Salatayı patates çanaklarına servisten hemen önce koyun.
Salata Tarifleri














